26 Mart 2015 Perşembe

4 Temmuz 2007

4 Temmuz 2007 Antalya 

Yaz geldi ve işler yoğunlaştı. 
Bu yüzden dağlardan ormanlardan uzak kaldık. 
Sonunda bir fırsat yaratıp bugün VolkanYücel ve ben bir araya gelebildik.. 
Sabah 9 da benzincide buluşup rota kararlaştırıp yola çıktık.. 
Orman yollarından mümkün olduğunca az mola vererek enduro hasretimizi gidermeye çalışacağız.. 
Her geçişimizde durduğumuz pınarda yine duruyoruz. İlk kez bu kadar az su aktığını görüyoruz. 
Kuraklık kendini gösteriyor.. 
 

Biraz daha yüksekte daha önce Yücel'le karşılaştığımız Orman Cini'ne rastlıyoruz. 
Bizim fotoğrafımız çekiyor.. 
 

 

Ben de birkaç fotoğraf çekeyim bari... 
 

 

Gördüğümüz her yola dalıyoruz.. 
Bazıları hiçbir yere çıkmıyor.. 
Olsun, bizim neşemiz yerinde.. 
 

Orman yollarını arada bir düzelten greyderin uğradığı bu yollar düzelmekten çok kabarmış.. 
Yumuşak zeminli ve bol oynar taşlı bu zeminde yolda değil de off-road yapar gibi olmak bize iyi geldi... verdik gazı..! Smile 

Sadece su içmek için durduğumuz gölgelikler ateşimizi söndürmeye yetmedi.. 
Bütün dere yatakları kurumuş malesef.. Sad 
Yanımıza aldığımız mayolarımızı ıslatamadan eve döndük bu kez.. 
 

 

 

 

Sonunda Sinan Su Değirmeni'ne vardık. 
Volkan değirmenin yanından dökülen sularla serinlemeye çalıştı.. 
 

 

Ardından ben de soktum kafamı suyun altına.. 
 

Çalışmasa da bu değirmenin ayakta kalması ne güzel.. 
 

 

 

Yücel, bu serinlikten yararlanarak yeni aldığı SkyTeam'e ufak ayarlar yapıyor. 
Oldukça sert bir sürüş yaptık ve normal olarak bazı vidalar gevşemiş.. 
 

 

Orada yaşayan çocuklar çevremizi sarıyor, her zamanki gibi.. 
 

 

 

Bizim de arada bir çocuklaşmak hakkımız.. Smile 
 

O sırada Mobilet'i ile gelen bir motorcu.. 
 

Ardından Volkan.. 
 

Sonra yeniden Volkan ve Yücel.. 
 

Güzelce ıslanan Volkan'ın rahatlamış hali.. 
 

 

Yemek molası için derenin biraz daha yukarısında motorlarımızı gölgeye bırakıyoruz.. 
 

Yemekten sonra yolda meyva molası ... 
Gezimize adını veren Fişne Pahçesu .. (Anton Çehov ve Ferhan Şensoy'u anmadan geçmeyelim...) 
 

 

 

"İlaçlıdır oğlum, yemeyelim." diyen Volkan'a zorla birkaç vişne yediriyor Yücel.. 
 

 

 

Dönüş yolunda, içi tamamen boşalmış ama yaşama devam eden bu yaşlı ağacın altında küçük bir mola verip orman yollarından ayrılıyoruz.. 
 

Antalya'ya 20 km kala bu ceviz ağacının altında çay molası veriyoruz.. 
 

 

90km'si toprak ve off-road olan 140km'lik bu gezi ve sıcak bizi biraz yormuş galiba.. 
 

 

Bu son çay molası bize iyi geliyor.. 
Yorulsak da evimize mutlu endurocular olarak dönüyoruz.. 
 

[/url] 

Herkese mutlu ve serin geziler diliyorum..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder