16 Mayıs 2015 Cumartesi

Bahadır'ın sürücü belgesi...

16 Mayıs 2015
Cumartesi

Hikaye şöyle (benim anladığım şekliyle);
Bahadır motosiklet ehliyeti aldı ama üzerini kaplayacak plastikleri olmadığı için günlerdir hazırlayıp teslim etmiyorlar.
Nerede bu devlet?

Bahadır'ın motor ehliyetini kutlayacağız hesapta.
Plastik kaplama yapılamadığı için elinde olmayan ehliyet motosiklet kiralamasını da imkansız hale getiriyor.
Dereyi görmeden paçayı sıyıran Bahadır için düzenlenen turda, bizim motosiklet sürüşümüzü Fatih'in kamyonetinden izlemekle yetinecek.



Buluşma yeri Yalı kafe.
Deniz sezonu açılmış.



Herkes toplanmış ama Fatih ve Bahadır yoklar.



Bekleriz bizde..



Hiç olmazsa motor önü fotoğrafı olsun çocuğun.
Yazıktır.
Ayranı yok içmeye, motor gezisi senin neyine?



4 teker, 2 teker farketmez, biz gidiyoz gezmeğe.. 



Bir sürü motoru olan Okyay, bu geziye en küçüğüyle gelmiş.



Klasik Etrim yokuşu duraklaması.



Bu manzarayı görmek her seferinde ayrı zevk veriyor.



Okaliptus ağaçlı Pınalıbelen kahvesinde çay molası.



Eski bir kahve burası da..



Mutevazi kahvecisi olan..



Mütevazi köy kahvesi.



Mecburi tutulan kütüphanesindeki kitapları okuyana rastlamamış kahveci.
Ender yine de buraya kitap bağışlayacak.



Nusret'in motorunu çok sevdi, aynısından o da alacak.



Ev yapımı çikolatalı kek de Ender'den.



Son parçaya saldırıyor Delta İhsan.



Şerife sonradan katılmaya karar verince biraz geciktiler ama onlara kek ayırmıştık zaten.



Böyle de kıyak adamızdır biz.. Pehhh.. 



İhsan yine asabiyete bağlayacak gibi olunca Mesut en güleç yüzüyle yanında yer alıverdi.



"Hadi" diyorum. Ben sıkıntılı adamım, öyle uzun molalara gelemem, yeni yerler yeni kafalar.. filan..



Ye, iç, gül, oyna moduna geçme mekanı.



Servis gecikti..



Birbirimizi yer miyiz?


Tepemize dikiliverince Okyay, sakinleştik.
Önce, taze sivri biberlerle yaktık dilimizi damağımızı..
Sonra da yemesi zor bir kavurma geldi.
Lezzet tamam ama et yanlıştı.
"Bizim gelin bilememiş, yanlış et göndermiş." zırvasına inanmadık.
Kimbilir ne eti yedik?
Herkes tabağının yarısını masanın yanına çöreklenen kuçuya verdi ama ben hepsini yedim valla.
Acıkmışım ki..



Geldiğimiz yoldan geriye döndük çünkü Yalı'da 2 tane araba bıraktık.



Olsun, eğlencemiz sonsuz.



Hep birlikte, hep keyifle.



Bu sefer de burada durduk.



Nedeni önemli değil.



"Eller havaya!"
Bas deklanşöre, düşmanlar çatlasın.



Herkes dostumuz elbette.
Gelen gelir, gelemeyen bir dahakine gelir.
Yine gelmezse biz ona gideriz.
Kurtuluş yok bizden.
Biz Bodrum'un delileriyiz.
...
Ne olmuş?


...

..

.




3 Mayıs 2015 Pazar

Suçıkan'da sugirenler.

3 Mayıs 2015
Pazar

Hep pislet gezisine çıkıyorum, bu pazar da mosletle gezeyim.
B.İ.G. Bodrum İkiteker Grubu, "Şuçıkan" gezisi düzenlemiş.
Sevdiğim arkadaşlarım da gidiyorlarmış, davet ettiler, davete icabet ettim.



Yalı Kafe'deki kahvaltıya yetiştim.



Kahvaltı sonrası verdik gazı.



Etrim yokuşunda fotoğraf molası.



Cem Karaca-Apaşlar ekibinden Seyhan Karabay.
Daha gitarım yokken hayrandım basçı olarak, şimdi arkadaşım.
Ne mutlu bana.



19 motosiklet ve 2 araba ile yollardayız.



Etrim'den Mazıya doğru..



Genelde en arkalarda kaldım, çünkü ön grupta çok heyecan var.
Burası daha emin.



Mazı'ya vardık bile.



Okyay, B.İ.G. kurucusu.
Kıyak çocuk.



50 cc motosikletle katılan arkadaşımız bile var.
Biraz geride kalsa da sorun yok, bekleriz.



En fazla 5 dk içinde herkes geliyor.



Çökertme sahilinde dinlenmece.



Çökertme güzeli..



Bodrum güzelleri..



Çökertme sahili çok sakin, henüz tatilciler işgal etmemiş.



Grup çok düzenli.



Bilinçli motorcular hepsi de.



Sahil yorgunluğumuzu aldı bile.



Denize girmek için kimse hevesli değil.
Zaten fazla kalmayacağız, gideceğimiz yerler var.



Ören'de, benzin takviyesi için gezici benzinciyi bekliyoruz.



Benzinci gelene kadar çaylar içiliyor.



Ben, çayımı içip,



Ören sokaklarını gezmeye çıkıyorum.



Eski Ören evleri..



Eskiden yeniye geçiş çatıları.



Bir arka sokakta küçük bir bakkal.



Sahilden biraz uzak olan eski Ören yerleşimi henüz talan edilmemiş.



Eski evler hala kullanılıyor.



Ören'den, Alatepe'ye doğru..



Önden gidenler çok ama arkada kalanlar da var.



Ben iki arada geride kalanları bekliyorum.



Alatepe paraşütle atlama noktasından Ören'e bakış.



Oldukça yüksekteyiz..



Uçurumun dibi.



Uçurum dibi çiçeği.



Henüz paraşütle atlayan yok.



Karşıda Datça yarımadası.



Mekan sahibi, dışarıda köfte için mangal hazırlıyor.



Herkes köfte derdinde.
Mosletler bekleyip duru.



Tam oradan ayrılacakken 3 paraşütçü geliveriyor.
Biz de onların atlayışını izlemek için biraz daha kalıyoruz.



Onlar paraşütlerini şişirip..



Gökyüzüne dalarken..



Bizler de arkalarından bakakalıyoruz.



Hep yapmak istediğim bir şey bu.



Umarım bir gün ben de ..



Onlar gibi uçarım.



Suçıkan'a gitmek için tekrar Ören'e dönüşe geçiyoruz.



Çıktığımız yerleri inip,



Gezimizin hedefine varmak için..



Dizi dizi dizilip süzülüyoruz Ören'e doğru.



Ören'den Suçıkan'a gazlıyoruz ve işte vardık.
NeO için elma saati.



Hemen vadiye dalıyorum.



Suçıkan'ın çıkışını bulmak için içerilere yürüyorum.



Bahadır' da peşimden gelip beni geçiyor.
Bundan sonrasında ayakkabıları çıkarıp suyun içine de girmeyi gerektiriyor.



Ben en iyisi geri döneyim çünkü  arkamdan gelen sadece 1 kişi var.



Diğerleri ne yapıyorlar acaba?



Geldiğim yoldan geri yürüyorum.



Okyay, buz gibi suya dalıp çıkmış bile.



Millet fotoğraf derdinde.



Bu soğuk suya dalmaya başka kimsenin cesareti yok anlaşılan derken..



İhsan mayosuyla arzı endam ediyor.
Onu görünce ben de gaza gelip soyunuyorum.
Zaten mayom içimdeydi, dalıyorum buz gibi suya.






Karacahisar'dan Bodrum'a döneceğiz.



Araba eskortlarımız da peşimizde.



Çok güzel yerler gördük.



Karacahisar sapağında, işe yetişmek için 2 arkadaş bizden ayrılıp, Milas'a devam ettiler.



Daha bir sürü yolumuz var ama muhteşem bir gün geçiriyoruz.



Karacahisar köy kahvesinde çay molası.



Köylülerle sohbet.



Kaynaşma..



Bundan başka mola yok, keyfini çıkarın.



Karacahisar evi.



Köy kahvesi.



Kahvenin kapısı.



Kahvenin çaycısı.



Çaycının komşu teyzesi ve Seyhan.



Köyün inekleri.



Bir başka köy evi.



Güvercinlik girişinde son toplanma.



Gümbet'te bir mekan sahibi olan Emrah bizi çay ve börek ikramına davet ediyor.



Seve seve kabul ediyoruz bu daveti.



Grubun yarısı dağıldı ama geriye kalanlar son bir sohbet için..



Aynı zamanda Bodrum Motor sporları Kulübü'nün başkanı da olan Emrah Harmandaoğlu'nun mekanında günü noktalıyoruz.



Geziye katılan tüm arkadaşlara bu güzel günü paylaştıkları için teşekkür ediyorum.



Rotamız.



Bir de Ören-Alatepe gidiş dönüşümüz var tabi.

Toplam 184 km yol yapmışız.


Yeni bir gezide buluşmak üzere, sevgiyle kalın a dostlar.


...


..


.