Antalya
Bu pazar kalabalık bir ekip toplanamasak da boş durmayalım dedik.
İbrahim Taş, Arif Pamuk(Arselam), Özcan Eraslan(Tam1Deli) ve Nezih Öget(Harduro) her zamanki simitçide 09-10 arası buluştuk.
Bu gün hava çok sıcak. Denize gitsek olurmuş yani.
Şöyle sakin bir pazar gezisi yaparız diye düşünmüştüm ben ama ne mümkün...
Dere yataklarına dalıverdi bizim deliler, ben de peşlerinden...
Ne kadar akıllı olduğumu anlayın işte..!
"Dere yatağında kafamızı kıramadık, bir de şunu deneyelim" diyen Özcan..
Yok olmadı, kafa yine sağlam kaldı..
Dere yataklarından çıkıp, orman yollarında, yükseklere tırmanmaya başladık.
Bu sıcakta, yanıma aldığım elma suyu bir an için susuzluğumu giderse de daha sonra ağzımın içi çimento yemişim gibi oldu.
Ama şanslıyız. Yolumuzun üzerinde buz gibi pınarlara rastladık.
Suyun yerini hiç bir şey tutmuyor.
Normal bir insan bu yarığı görünce "Yol burada bitti." der geri döner değil mi?
O normal insanların yapacağı şey.
Biz ne yaptık, burayı aşmayı denedik.
Başarılı da olduk ama bunu diğer engeller izledi.
Her zaman böyle oluyor zaten..!
Engeller aşmak içindir ama bir yere kadar.
Gidecek yer kalmayınca mola verdik.
15-20 dk dinlendikten sonra "Keçiler geçiyorsa endurocu da geçer." dedi biri.
Ben, "Olmaz arkadaşlar, geri dönelim." dedim.
Onlar da bana böyle baktılar..!
Denedik ve onu da başardık.
Önümüzdeki ilk köyde çaylı tostlu bir mola verdik.
Masada en sağdaki kahvehane sahibi sordu;
"Nerelisiniz?"
Herkes normal cevaplar verirken ben;
"Amerika'lıyım" dedim.
Peşinden gelen soru güne imzasını attı;
"Amerika'da havalar nasıl?"
Amerika'da havalar nasıldır bilemeyiz ama burada muhteşem bir bahar yaşıyoruz.
Doğanın renkleri ve heryerden gelen inanılmaz çiçek kokuları bizi sarhoş ediyor.
Özcan biraz fazla derin nefes almış olacak ki onu bizden daha çok çarpmış, çimenlerin üzerinde verdiği gaz, motoru 360 derece çevirip Özcan'ı da çimlerin üzerine atıyor.
Ucuz atlatılmış bir kaza, hiç hasar yok.
Arkamızda Karain Mağarası'nı bırakıp,
..kanal boyunca ilerliyoruz ve gidecek yer kalmıyor.
Geri dönmekten hiç hoşlanmıyoruz ama yapacak birşey yok.
İbrahim'in kayaların üzerinde yol arama çabaları boşuna.
Bu muhteşem yere ilerleyen günlerde yüzmeye geleceğiz.
Ekşili baraj gölüne gitmeden, depolara benzin, bize de dondurma ile enerji takviyesi yapıyoruz.
Ekşili gölünün çevresindeki orman yollarında gaz açıp fotoğraf için bile mola vermeden sıkı bir antrenman yapıyoruz.
Yine keyifli bir enduro pazarı yaşadık.
Herkese mutlu geziler...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder