26 Mart 2015 Perşembe

15-16-17 Eylül 2007

15 Eylül 2007 Antalya 

Ne zamandır yapmayı düşündüğüm Antalya-Bodrum-Antalya yolunu bu hafta SkyTeam'le yapmaya karar verdim.. 

Sabah yola çıkmadan önce ; saat 08:00 . 
 

Sabahın bu saatinde Korkuteli'nden geçerken buz gibi yayla havası beni diriltiyor. 
Yol kenarındaki elma ağaçlarından bir tane göz hakkı alıyorum.. 
 

Klasik bir enstantane... 
 

Söğüt'den Fethiye yoluna sapıyorum.. 
Orada arkadaşlarımı görmeyi umuyorum.. 
 

Fethiye'ye 30km kala 
 

Yol kenarında haşlanmış mısır satan arkadaşla motor muhabbeti yapıyoruz. 
Geçen yıl bir kaza yapmış ve bacağını kırmış. 
"Allahtan kask vardı." diyor.. 
 

 

Fethiye'ye vardığımda ilk işim Ölüdeniz'e uğramak oluyor.. 
 

 

Ölüdeniz'e adını veren işte bu canlılık.. 
 

 

 

 

 

 

Dünyanın en büyük zevklerinden biri Ölüdeniz'de yüzmektir bana göre.. 
Benim gibi düşünen çok insan vardı .. 
 

 

Yayladaki rüzgar burada yoktu.. 
Bu da yamaç paraşütü yapanlara yaramış.. 
Kelebekler gibi süslüyorlardı gökyüzünü.. 
 

Yaklaşık 3 saat yüzüp, güneşlenip, dinlendikten sonra Fethiye'deki arkadaşlarımla dönüşte görüşmek üzere, orada kalma kararımdan vazgeçip Bodrum yoluna devam ediyorum.. 

İşte muhteşem Göcek koyu.. 
 

..ve Gökova koyuna dökülen suda yüzen ördek ve kazlar.. 
 

 

 

Yukarıdan Gökova'ya bakış.. 
 

 

 

Küçük bir molada.. 
 

Bodrum'a girerken güneşin batışını kaçırıyorum ama bu da çok güzel.. 
 

 

Bodrum gecelerinde böyle görüntülere rastlamak her zaman olası.. 
 

Geceyi eski dostum Tanju ve arkadaşlarını dinleyerek tamamlıyorum.. 




16 Eylül 2007 Bodrum

Bu gece Bodrum Rixos Otel'de çalıyoruz..
Günü, Bodrum'u ve koylarını dolaşmaya ayırıyorum..

Bodrum Kalesi


Limana yapılan yeni iskele çok kullanışlı olmuş..
Ben de onun üzerinden Bodrum'u görüntülüyorum..








Bu hızlı deniz dolmuşu da yeni..
Bodrum-Karaincir arasını 20 dakikada alıyormuş.
Bu sabah sadece tek sefer yapabilmişler çünkü denizde inanılmaz bir fırtına var..


Bu da tarifesi..


Bodrum Kalesi-Müzesi'nin girişinde Cevat Şakir büstü..








..ve kale içinde Model Uçak Sergisi..






















Kale burçlarına çıkan merdivenler..


Kale girişinde bir sanat galerisi..
Mevlana Resimleri Sergisi




Kale dışında Herodot büstü..




Bu arkadaşların isimlerini unuttum malesef..
Önlerindeki mermerde isimleri yazıyor ama fotoğraftan okunmuyorlar..
Bilen varsa söylesin..


Bu da kurban kesilen bir sunak..
Malesef insanları kurban ediyorlarmış o tarihlerde..
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder MSN Messenger 
harduro
Demirbaş Üye
Demirbaş Üye


Kayıt: Aug 01, 2005
Mesajlar: 1089
Nerden: Antalya
MesajTarih: Çrş Eyl 19, 2007 2:48 am    Mesaj konusu:Alıntıyla Cevap Ver Mesajı değiştir/sil

Kültürümüzü besledikten sonra biraz da gözlerimizi şenlendirelim..
İşte Gümbet koyu..


Sırada diğer koylar var..


Burası Torba.


Burası da yukarıdaki fotoğrafı çektiğim yerden görünen Torba'dan sonraki koy..
Burada henüz yerleşim yok, sanırım korumaya alınmış..


İşte Türkbükü.
Yeni adıyla Göltürkbükü.
Gölköy ve Türkbükü aynen yukarıdaki gibi biribirine komşu iki koy.
Bu kadar yakın olunca zaman içinde birleşmişler..


Gündoğan, Bodrum'un en sakin koylarından biriydi.
Bir de şimdiki haline bakın..
Ama yine de çok güzel..


Sert rüzgar, en çok sörfçülerin işine yaramış anlaşılan..


Sörflerin dışındaki tekneler mendirekte dinleniyorlar..




Gündoğan çarşısından sahile inen sokak..


Değirmenlerin yanında Yalıkavak manzarası..




17 Eylül 2007 
Bodrum'dan Fethiye'ye... 

Muğla'ya varmadan 20km önce hep merak ettiğim Stratonikeia'ya uğruyorum.. 
 

Köy, terkedilmiş ve koruma altına alınmış ama hala burada yaşayan 5 aile varmış. 
 

Tiyatro
 

 

 

Tiyatronun en yüksek yerinden köyün görünüşü.. 
 

Müze
Kilitli ve hiç kimse olmadığından malesef içerisini göremiyorum.. 
 

Meclis binasının önündeki taşlardan biri.. 
 

Meclis binası.. 
 

Spor okulunun bu girişinden motoru sokamadım.. 
 

.. ama ben girdim.. 
 

Spor okulunun, motorun girebileceği ikinci bir girişini keşfettim 
 

Terkedilen evlerden biri.. 
 

 

Bu sıcakta burası dinlenmek için ideal.. 
Çeşme başında bir süre dinlendikten sonra Stratonikeia'dan ayrılıyorum.. 
 

Yatağan'ı geçtikten sonra, yoldan 8km içerideki Belen Kahvesi'ne uğruyorum.. 
 

 

 

Benim gibi bir meraklı daha.. 
İki tane motosiklet kazası geçirdikten sonra kendine bir 4 teker almış. 
O da yolda tabelayı görüp sapmış.. 
"Seni yolda gördüm, yanımdan geçmiştin. Kardeşim de bu motorun aynısından aldı." diyor ve güzel bir sohbet yapıyoruz Belen Kahvesi'nde.. 
 

Gözleme de yapılıyor burada. 
Onun dışında sadece sıcak ve soğuk içecekler var.. 
 

 

Yolda bir çevirmeye takılıyorum.. 
"Evrakların tamam, hayırlı yolculuklar." diyorlar.. 
 

Fethiye'ye varmadan Katrancı koyuna bir bakış.. 
 

 

Fethiye'deki müzisyen ve endurocu arkadaşım Yücel'in bulduğu çok keyifli bir motelde kalıyorum.. 
 

Gece, Yücel'in bana katılması beklerken. (Hareketli ışık, o sırada geçen bir scooter..) 
Daha sonra Yücel'le çok keyifli sohbetlerin yaşandığı bir gece yaşıyoruz.. 
 

18 Eylül 2007 

Gökhan'ın(Motostyle) dükkanından çok güzel bir enduro kaskı alıp, Antalya'ya doğru yola çıkıyorum.. 
Yolda kısa bir mola anı.. 
 

Bu 4 günlük yolculukta toplam 1000km yol yaptım.. 
Titreşimine rağmen SkyTeam uzun yolda bana sorun olmadı.. 
Gittikçe seviyorum ben bu keçiyi.. Smile 

Herkese mutlu geziler diliyorum...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder