26 Mart 2015 Perşembe

10 Mayıs 2007

10 Mayıs 2007 Antalya 

Saat 11.00 çat-kapı Yücel geldi.. 
Bu sefer kaynanası sevmiyormuş, az önce kahvaltıyı bitirdik.. 
"Zaten aç değilim, işim yok hadi arazi yapalım zamanın varsa.." dedi.. 
Olmasa da yaratırım.. Smile 

Hava hafif yağmurlu, bu da bizim için daha büyük keyif demek.. 
Bir çırpıda hazırlanıp, depoları doldurup koyuluyoruz yola.. 

Hedefimiz, verici istasyonunun arkasındaki kanyon.. 
 

 

Ama hevesimiz kursağımızda kalıyor; küçük bir arıza bizi sanayiye geri götürüyor.. 
Bu da bize 1 saat kaybettiriyor.. 

Arızayı halledip başka bir hedefe yönleniyoruz.. 
Düzlerçamı ormanlarında off-road.. 

Daha ormana girer girmez bu manzara ile karşılaşıyoruz.. 
Boş bir alanda kocaman bir helikopter.. 
Çevrede kimse yok, "hadi fotoğraf çekelim." diye yanına varana kadar arkamızdan gelen bir arabada helikopter pilotları ve Orman İşletmesi'nden birileri gelip ; "Yaklaşmayın, statik elektrik yaratıp helikoptere zarar verirsiniz.." gibi birşeyler saçmalıyorlar ama bizde kolay pabuç bırakacak değiliz.. 
Fotoğraf makinesini onlara veriyoruz ve bir kaç pozla görüntüleniyoruz.. 
 

 

Sonra da bu ilginç yaratıktan bir kaç detay alıyorum.. 
Rusya'dan kiralanan 5 helikopterden 1i bu. 
Yangın söndürmede kullanılacak.. 
Bir tane de Alanya'da varmış.. 
Diğerleri hakkında bilgi yok.. 
 

 

 

 

 

Daha önce Volkan'la geldiğimiz Orman Gözetleme Kule'sine varıp yön tayin ediyoruz.. 
 

Yücel, bildiği birkaç yolu gösteriyor bana.. 
Yukarıda gösterdiği yönden gidip Feslikan Yaylası yolundan geri dönmeyi planlıyoruz.. 
 

 

 

 

 

 

Ormanın içi pek keyifli bugün.. 
Fotoğraf çekmek için çok az duruyoruz.. 
Genelde orman yollarında gazlamanın keyfini yaşıyoruz.. 
Hafif hafif yağan yağmur toprağı yumuşatmış.. 
Toz da kalkmayınca tadından yenmez bir arazi oluşmuş.. 
 

 

Fotoğrafımızı çeken 'orman cini' ile konuşuyoruz burada 
 

 

Bu kadar şamata yeter deyip orman cinini orada bırakıp Feslikan'a doğru tırmanmaya başlıyoruz.. 
Daha önce yağan yağmurlar yolları iyice bozmuş.. 
Off-road dan farksız bir sürüş oluyor.. 

Daha önce Gürhan'la Yücel'in gelip tavuk ızgara yaptığı yere varıyoruz.. 
 

 

 

 

Ormanın en sakin köşelerinden biri olan bu yerde bile bu güzelim ağaca birşeyler yazmak nedendir.. 
 

Herşeye rağmen yıllara meydan okuyan bu güzel ağaca sarılarak ona sevgimi sunuyorum.. 
 

Gözümüz yolda tabi.. 
Bu kadar mola yeter deyip, birşeyler söylemek için ağzını açmış ama sesi çıkmayan ağaçla vedalaşıp yol koyuluyoruz yeniden.. 
 

Bu sefer de daha önce Volkan'la gelip mola verdiğimiz yere varıyoruz.. 
 

Küçük bie dinlence ... 
 

 

... ve eğlenceden sonra yeniden yola devam.. 
 

Bu yol bizi Feslikan Yaylası'na giden asfalt yola ulaştırıyor.. 
Bu asfalt yolu Antalya'ya dönüş için kullanıyoruz.. 
 

Herkese mutlu geziler...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder