Bugün bayramın 3üncü günü.
Kemer'e gidip Aslanko'dan motosikletlerimize bayramlık lastik almaya karar verdik.
Her zamanki gibi buluşma yerine ilk ben geliyorum..
Hava biraz bulutlu, yanıma yağmurluğumu da aldım..
Gürhan'la Yücel'i beklerken yanıma yaklaşan arkadaş'la tanışıyoruz.
Toful; sitelerden tanıştığım bir arkadaş.
Yeni motosikleti henüz 500km de..
Bizimle gelmesini istiyorum ama sürücü belgesini de yeni aldığını ve bize ayak bağı olacağını söyleyerek kabul etmiyor..
Daha sonraki gezilerde Toful ile birlikte olacağız..
Biraz sonra Yücel geliyor ve Singapur'dan aldığı yeni fotoğraf makinesini gösteriyor.
Gürhan'ın da katılımıyla takım tamamlanıyor ve Kemer'e doğru yola çıkıyoruz.
Kemer'e girişte yağmur başlıyor, ("Yaşasın, sonunda yağmur geldi..")
Yağmur iyice hızlanmadan Aslanko'nun dükkanına varıyoruz.
Arkadaşlarla bayramlaştıktan sonra motosikletlerimize bayramlık lastikleri seçiyoruz..
Ben, ilk kez kendim lastik değiştiriyorum.
Bu, arazide başımıza gelebilecek bir lastik patlama olayı için çok iyi bir alıştırma olacak..
Eski lastik yumuşamış olduğu için sökülmesi çok zor olmuyor ama yeni lastik henüz çok sert, bu yüzden zorlanıyoruz.
... ama neşemiz her daim yerinde..
Küçük bir hata yapıyoruz.
Benim lastiği takarken iç lastiğe zarar vermişiz.
Yeni bir iç lastik alıp, eskiyi yedeğe alıyoruz.
Arka lastikleri değiştirdikten sonra sıra geliyor ön lastiklere.
Bu sefer kendi başımıza değiştirip yarışıyoruz.
Elbette daha tecrübeli olan Yücel kazanıyor bu yarışı..
Son olarak Gürhan'ın da ön lastiğini değiştiriyoruz..
Yücel artık yorulmuş...
...ama Gürhan taze kuvvet..
Yeni lastiklerle çok güzel görünüyor ne dersiniz ?..
Kemer-Kuzdere'den orman yollarına dalıyoruz..
İkinci molamız çeşme başında..
Uzun süredir böyle serin bir havaya ve araziye hasret kalmışız,
Söğütcuması'nda çay içeriz diye düşünürken oradan transit geçip alternatif orman yollarından rotamızı uzatıyoruz..
Yücel yeni makine almış ama tripot almamış, o yüzden yerlerde sürünüyor..
Özlemişiz birlikte bu güzelliklerin içinde olmayı..
Keyfimiz yüzümüze vurmuş..
Bulutlu Ekim havası çok güzel görüntüler veriyor.
Bu yüzden her fırsatta durup fotoğraf çekiyoruz..
Arada bir yol dışına çıkıp orman yolumuzu engelleyene kadar ağaçların arasında off-road yapıyoruz..
Sadece pınar sularının tadına bakmak ve susuzluğumuzu gidermek için küçük molalar vererek Antalya'ya dönüş yolunda ilerliyoruz..
Eskiden toprak olan birçok köy yolunu asfaltlayıp mıcıra bulamışlar malesef..
Yeni bir gezide buluşmak üzere..
Herkese mutlu geziler........
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder