Moped Army Bodrum
Bu yeni oluşumla, küçük motosikletlerimize atlayıp, şimdilik küçük geziler, sonra da kimbilir neler yapmak üzere toplaştık.
Denizciler kafede MAB toplantısı oldukça verimli geçti.
Her yeni oluşumda olduğu gibi heyecan doruktaydı.
Aramıza katılacak bir çok arkadaş olacağını hissediyoruz.
Bu heyecanla ilk gezimizi Pedasa Antik Kenti'ne yapmaya karar verdik.
Hava kararmaya yüz tutmuş olsa da minik motosikletlerimizle gidebileceğimiz en yakın ormana dalmak üzere harekete geçtik.
Kısa bir yolculuk sonrasında Pedasa'dayız.
Mopedlerimizi park edip..
Pedasa merdivenlerini tırmanmaya başladık.
Tırmanma ustası İhsan önde..
Bizler ardında..
Zirveye doğru yola çıktık.
"Aa, bir yılan." dedi saç sevmeyen arkadaşımız.
"Yakala onu." dedim şaka olsun diye.
O da yakaladı.
Bu adam çok korkusuz yahu.
Dev yılanla oyuncak gibi oynuyor.
Türlü numaralar yapıyor.
Sirkte filan çalışmış olmalı.
Esin, bu numaralardan pek etkilenmemiş görünüyor.
"Peah, biz neler gördük, bu da bir şey mi?" der gibi…!
Bu kadar yükseğe çıkınca biz de neler gördük..
Tarzan İhsan; "Yetmez, daha yukarı, daha yukarı." nidalarıyla bayrak direğine tırmanıyor.
"Dur yahu, maymunluğun lüzumu yok" diyene kadar bayrak direğine bayrak oluverdi.
Biz yine etkilenmedik bu şovdan.
Bizi etkileyen şey tarih..
O tarihin içinde kök salıp serpilen sarı çiçekli bitki.
Adı dilimizin ucunda...
İniş için bir başka yol buluyoruz.
Bu kapının da ne için kullanıldığını biliyoruz ama söylemiyeceğiz.
Orada bir tabelada yazıyor.
Gidin kendiniz öğrenin.
Bu kapıdan geçerken netliğimizi kaybediyoruz.
Netliğimizi kaybetsek de..
Kimliğimizi kaybetmiyoruz.
Mesut biraz yavaş geçince, kimliğini kaybeder gibi oluyor ama çabuk toparlanıyor.
Hızlı adımlarla merdivenlerden inmeye başlıyoruz.
Olay yerinden ne kadar hızlı uzaklaşırsak o kadar çabuk netleşeceğimize inandık ama asıl endişemiz kimliğimizi kaybetmekti.
Sonra olan oluyor ve ..
Herşeyimizle ortadan kayboluyoruz.
Ne kimlik ne de netlik var ortada.
Tek umudumuz bu köprü.
"Köprüden geçti gelin,
Saç bağın düştü gelin.
Verin bana netliğimi,
Kimliğim şaştı gelin."
türküsünü söyleyerek geçiyoruz avaz avaz.
Neyse ki bu türkü ve sihirli köprü sayesinde kaybettiklerimizi geri alıyoruz.
Derhal motosikletlerimize binip, günün aydınlık saatlerinde yeniden gelmek üzere hızla uzaklaşıyoruz Pedasa'dan.
Ateş yakmanın ve mangal yapmanın yasak olduğunu bir çok tabela ile belirtmişler ama bazı arkadaşlarımızın çok canı çekmiş, üstelik de aralarında emniyetten olduğunun altını çizerek belirttikleri arkadaşlarıyla Pedasa Antik Kenti içerisinde mangal yapmaya karar vermişler.
Ortalığı mangal dumanına boğmuşlarken dönüşte yanlarına yaklaşıp,
Vatandaşlık görevimizi yapacak ve gerekli yerlere bu durumu bildireceğimizi söylüyoruz.
Böylece onlara ortalığı toplayıp mangallarını söndürmeleri için fırsat tanıyıp doğruca Jandarmanın yolunu tutuyoruz.
Bu durumu anlatıp, gereğini yapmalarını rica ediyoruz onlardan.
Gereğini yapacaklarına söz veriyorlar.
Bu ilk maceramız da böylece sona erdi.
Bizi takip ediniz.
Dilerseniz de bloğumuzu arkadaşlarınızla paylaşınız.
Sevgiyle…
…
..
.
































Harika bir tur olmuş .Kaçırıdğıma üzüldüğüm daha net amlaşılıyor. Süpersiniz
YanıtlaSil